Suçlama kimseyi... Ne yaşadıkların ne de yaşayamadıkların için...
Hayatın yaşaman ve yönetmen için sana verilen bir armağandı.
Eğer içinde kalanlar varsa, ya karşı koymadığındandır ya da yapacak isteğe ve güce sahip olmadığından...
Eğer kabullendiklerin varsa, ya razı olduğundandır ya da yeterince istemediğinden...
Eğer sessiz kaldıkların varsa, ya korktuğundandır ya da çıkarcılığından...
Eğer yaşamamış olmayı dilediklerin varsa, ya kendine haksızlık ettiğindendir ya da emanete hıyanet ettiğinden...
Eğer yorgunlukların varsa, ya fazla değer verdiğindendir ya da boşa kürek çektiğinden...
Eğer hala enerjin varsa, ya çocukluğundandır ya da yaşamayı öğrendiğinden...
22 Ağustos 2017 Salı
25 Temmuz 2017 Salı
Söyleyemem...
Bana öyle bakma... Yüzündeki beklentiyi görebiliyorum ama yanıt veremem, yorum yapamam.
Fikrimi sorma, onayımı bekleme. Yanıtlamayışımı küçümsemeye yorma. Umursamadığımı, tenezzül etmediğimi, heyecanını anlamadığımı düşünme.
Söyleyeceklerimi duymak istemediğini ve hangi sözcükleri kullanmamı beklediğini biliyorum: "mükemmel, harika, muhteşem, olağanüstü, şık, doğru, kesinlikle, ..." Ama söyleyemem, onaylayamam, beklentini karşılayamam. Yanıltamam...
Benim sessizliğim dürüstlüğümdendir...
Fikrimi sorma, onayımı bekleme. Yanıtlamayışımı küçümsemeye yorma. Umursamadığımı, tenezzül etmediğimi, heyecanını anlamadığımı düşünme.
Söyleyeceklerimi duymak istemediğini ve hangi sözcükleri kullanmamı beklediğini biliyorum: "mükemmel, harika, muhteşem, olağanüstü, şık, doğru, kesinlikle, ..." Ama söyleyemem, onaylayamam, beklentini karşılayamam. Yanıltamam...
Benim sessizliğim dürüstlüğümdendir...
16 Eylül 2016 Cuma
Söyle...
Neden cevap vermiyorsun?
Beni duymuyor musun?
Dürüst davran ve gerçekleri söyle...
Her zamanki gibi açık konuş benimle. İçinden geçenleri, aklına gelenleri söyle. Sorumu cevaplarken tereddüt etme. Diğerleri gibi duraksama, tam söyleyecekken vazgeçme.
Senden duyacaklarıma ihtiyacım olduğunu unutma...
Haydi bekliyorum...
Bana duymak istediklerimi söyle...
Beni duymuyor musun?
Dürüst davran ve gerçekleri söyle...
Her zamanki gibi açık konuş benimle. İçinden geçenleri, aklına gelenleri söyle. Sorumu cevaplarken tereddüt etme. Diğerleri gibi duraksama, tam söyleyecekken vazgeçme.
Senden duyacaklarıma ihtiyacım olduğunu unutma...
Haydi bekliyorum...
Bana duymak istediklerimi söyle...
Ben...
Beni tanımadın mı?
Ben senin içinde taşıdığın gücüm...
Asil duruşun, zarafetin ve dinginliğinim. Sıcak ve soğuk duygularının birleşimiyim. En büyük heyecanlarının sükunetle, endişelerinin huzurla, sevgilerinin yalnızlıkla, hırslarının bilgelikle olan dengesiyim.
Ruhundaki yeteneğinin ve hayatındaki zenginliğinin simgesiyim.
Ben...
MORum...
Ben senin içinde taşıdığın gücüm...
Asil duruşun, zarafetin ve dinginliğinim. Sıcak ve soğuk duygularının birleşimiyim. En büyük heyecanlarının sükunetle, endişelerinin huzurla, sevgilerinin yalnızlıkla, hırslarının bilgelikle olan dengesiyim.
Ruhundaki yeteneğinin ve hayatındaki zenginliğinin simgesiyim.
Ben...
MORum...
19 Ağustos 2016 Cuma
Hatıralar Ormanı...
Bir an uzaklaşıyorum...
Büyük ve karanlık bir ormandayım. Sessizce yürüyorum, sanki birşeyleri uyandırmaktan korkarak... Etrafıma bakıyorum, bazen çok tanıdık, bazen de çok yabancı. İçimi kimi zaman hüzün, kimi zaman da mutluluk kaplıyor. Hatırlarken ürperiyorum...
Yürüdükçe ağaçlar sıklaşıyor. Ormanın en karanlık yerinde bir ışık görüyorum.Yaklaştıkça ışık büyüyor. Hayatımda gördüğüm en güzel çiçeklere doğru yaklaşıyorum. Benim en güzel anılarım... Pembe mutluluklarım, sarı heyecanlarım, kırmızı aşklarım, mor zaferlerim...
Yavaşça uzaklaşıp yürümeye devam ediyorum. Toprağın serinliğiyle içime huzur doluyor. Karşıma bir dere çıkıyor. Eğilip berrak suya dokunuyorum. Zaman gibi, durduramıyorum... Yürümeye devam ettikçe yeni ağaçlarla karşılaşıyorum.Hepsine tek tek dokunuyorum, herşeyi hatırlıyorum...
Biri adımı söylüyor ve yaşadığım ana dönüyorum. Gülümseyerek bana sormuş olduğu sorunun cevabını bekliyor...
Büyük ve karanlık bir ormandayım. Sessizce yürüyorum, sanki birşeyleri uyandırmaktan korkarak... Etrafıma bakıyorum, bazen çok tanıdık, bazen de çok yabancı. İçimi kimi zaman hüzün, kimi zaman da mutluluk kaplıyor. Hatırlarken ürperiyorum...
Yürüdükçe ağaçlar sıklaşıyor. Ormanın en karanlık yerinde bir ışık görüyorum.Yaklaştıkça ışık büyüyor. Hayatımda gördüğüm en güzel çiçeklere doğru yaklaşıyorum. Benim en güzel anılarım... Pembe mutluluklarım, sarı heyecanlarım, kırmızı aşklarım, mor zaferlerim...
Yavaşça uzaklaşıp yürümeye devam ediyorum. Toprağın serinliğiyle içime huzur doluyor. Karşıma bir dere çıkıyor. Eğilip berrak suya dokunuyorum. Zaman gibi, durduramıyorum... Yürümeye devam ettikçe yeni ağaçlarla karşılaşıyorum.Hepsine tek tek dokunuyorum, herşeyi hatırlıyorum...
Biri adımı söylüyor ve yaşadığım ana dönüyorum. Gülümseyerek bana sormuş olduğu sorunun cevabını bekliyor...
17 Ağustos 2016 Çarşamba
Deniz gibi...
Deniz gibidir insan; damlalarca anıyı, mutluluğu, hüznü, heyecanı, duyguyu saklar içinde. Aynı zamanda gökyüzünün rengini yansıtır, ne yaşıyorsa onu yaşatır insan... Mutluluğu dingin mavi, üzüntüsü huzursuz gridir...
Ve dalgalar gibidir hayat... Mutluluğu, üzüntüyü, sevgiyi, nefreti, aşkı, kazanmayı, kaybetmeyi saklar gelgitlerinde...
İnsanın yaşadığı herşey ona damla damla katılır, zamanla bazıları buharlaşıp unutulur ve gelgitlere rağmen insan,inanamasa da hep aynı kalır... İyiyse iyi, kötüyse kötü...
Ve dalgalar gibidir hayat... Mutluluğu, üzüntüyü, sevgiyi, nefreti, aşkı, kazanmayı, kaybetmeyi saklar gelgitlerinde...
İnsanın yaşadığı herşey ona damla damla katılır, zamanla bazıları buharlaşıp unutulur ve gelgitlere rağmen insan,inanamasa da hep aynı kalır... İyiyse iyi, kötüyse kötü...
9 Mayıs 2013 Perşembe
Ben büyürken...
Zaman akmıyordu eskiden...Hiçbir şey değişmiyordu...
Her gün bir diğerinin aynısıyken, en çok sevdiğim gün cumaydı, ertesi gün cumartesi diye.
Yeni başlayan her hafta bir önceki gibiydi, eninde sonunda haftasonu gelecekti.
Her yeni yıl geçip gidenin aynısıydı, ben hep küçüktüm...
'Değerlendirmeler' önemli değildi, herşey bir şekilde hallolurdu.Defterime 'yanlışımın doğrusunu' yaparken düşünmediğim tek şey defterime yazdığım dört işlemdi.
Tek kabusum müzik dersleriydi çünkü flüt çalmaktan nefret ederdim.
Hava güneşliyse herşey yolundaydı, keyfimi hiçbir şey kaçıramazdı.
Herkes çok mutluydu, hepsi gülümsüyordu ya işte!
Herkes birbirini çok severdi; kimse üzmezdi, kırmazdı...
Dünyadaki bütün evler bizimki gibi, bütün okullar benimkinin aynısıydı.
Herkes hep olduğu gibi kalacaktı; güzel, yakışıklı, çocuk, genç, yaşlı, mutlu, sağlıklı ve burada...
Ben büyüyene kadar...
Şimdi zaman akıp giderken bir köşesinden tutmaya çalışıyorum. Her gün bambaşka ve özel, her sabah birbirinden güzel, her hafta bir öncekinden daha yoğun,her yıl bir öncekinden çok daha değerli... İnsanlar sevebildikleri kadar mutlu, verdikleri değer kadar değerli ve kabullenebildikleri kadar huzurlu...
Zaman durmuyor artık...Herşey hızla değişirken hayat daha güzel, çok daha güzel olacak...
Her gün bir diğerinin aynısıyken, en çok sevdiğim gün cumaydı, ertesi gün cumartesi diye.
Yeni başlayan her hafta bir önceki gibiydi, eninde sonunda haftasonu gelecekti.
Her yeni yıl geçip gidenin aynısıydı, ben hep küçüktüm...
'Değerlendirmeler' önemli değildi, herşey bir şekilde hallolurdu.Defterime 'yanlışımın doğrusunu' yaparken düşünmediğim tek şey defterime yazdığım dört işlemdi.
Tek kabusum müzik dersleriydi çünkü flüt çalmaktan nefret ederdim.
Hava güneşliyse herşey yolundaydı, keyfimi hiçbir şey kaçıramazdı.
Herkes çok mutluydu, hepsi gülümsüyordu ya işte!
Herkes birbirini çok severdi; kimse üzmezdi, kırmazdı...
Dünyadaki bütün evler bizimki gibi, bütün okullar benimkinin aynısıydı.
Herkes hep olduğu gibi kalacaktı; güzel, yakışıklı, çocuk, genç, yaşlı, mutlu, sağlıklı ve burada...
Ben büyüyene kadar...
Şimdi zaman akıp giderken bir köşesinden tutmaya çalışıyorum. Her gün bambaşka ve özel, her sabah birbirinden güzel, her hafta bir öncekinden daha yoğun,her yıl bir öncekinden çok daha değerli... İnsanlar sevebildikleri kadar mutlu, verdikleri değer kadar değerli ve kabullenebildikleri kadar huzurlu...
Zaman durmuyor artık...Herşey hızla değişirken hayat daha güzel, çok daha güzel olacak...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)