14 Mayıs 2012 Pazartesi

Mutluluk...


Çok nadir bir duygudur mutluluk, insanı çoşkulu ve ani hazlara değil,zarif ve uzun soluklu doygunluklara götürür.Beraberinde de huzuru ve sevgiyi getirir…

         Kolay değildir bütün hücrelerinde dinginliği, huzuru ve yeterlilik duygusunu hissetmek… Çünkü insan rahat vermez kendisine çoğu zaman, hayatın getirdiği bir takım endişelerin yanında,zaman zaman sıralamasının değiştiği bu büyük yarışta geriye düşmenin kendisinde yarattığı hazımsızlığın,benliğini ele geçirmesine izin verir… Bu da mutsuzluğun,hiç kuşkusuz,tetikleyicisidir…

         Pollyanna olmanın insanı aptallaştırdığını düşünmekle birlikte; “insanın sahip olduklarının kendisini mutlu etmesine izin vermesi,ve daha fazlasını arzulaması” düşüncesinin, mutluluğun anahtarı olduğuna inanıyorum.
 
         Sahip olduklarının kendisini mutlu etmesine izin vermeyen insanların,bu büyük yarışı göremeyecek kadar sorunlarına yoğunlaşmış ve kıskançlık duygusunun hücrelerine sinmesine izin vermiş olduklarını düşünüyorum.

         Baz Luhrmann’ın Sunscreen’de söylediği gibi…  Zamanınızı kıskançlıkla harcamayın,bazen ileride bazen de geride kalırsınız,yarış uzun ve sonunda sadece kendinizlesiniz…

       Kendinizi diğer canlılardan üstün görmemek şartıyla,sahip olduklarınızın sizi biraz olsun rahatlatmasına ve şımartmasına izin verin… Yoksa bir gün,hayatın size verilmiş bir armağan olduğunu unutur ve onu içi boş,geçmek bilmeyen yıllardan ibaret olmakla suçlarsınız… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder